Yapay zeka (YZ) teknolojilerinin hızla gelişmesi, bu alanda düzenlemelerin gerekliliğini beraberinde getiriyor. Ancak yapay zekanın regülasyonu, sadece hukuki çerçeveyle değil, ilkelerle de şekillenen dinamik bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Yapay zeka araçlarının hızla yayılmasının ardından, devletler bu yeni alanı yönetmek adına regülasyonlar geliştirmeye başladı. Ancak bu süreç, her ülkenin ulusal ihtiyaçlarına ve önceliklerine göre değişiyor. Yapay zeka regülasyonu, çoğu zaman geniş bir çerçeve belirlemekle başlar, ardından uygulama aşamasına geçilir.

Yapay zeka regülasyonunun ilk adımları genellikle soyut ilkeler üzerine kuruludur. OECD ve UNESCO gibi uluslararası kuruluşların geliştirdiği ilkeler, teknolojinin etik kullanımı ve güvenli bir şekilde uygulanması adına önemli kılavuzlardır. Ancak bu ilkeler, somut uygulamalar için yetersiz kalabilir, bu da hukuki düzenlemelere geçişi zorunlu kılar. Bu noktada, uygulamaya yönelik adımlar daha somut hale gelir ve devletler, yapay zeka ekosistemini denetleyebilmek için hukuki düzenlemeleri devreye sokar.

Uluslararası Yönelimler:
Uluslararası alanda, yapay zeka regülasyonu konusunda farklı yaklaşımlar öne çıkmaktadır. Avrupa Birliği (AB), yapay zekayı bir ürün olarak değerlendirip, AB pazarındaki aktörleri regüle etmeye yönelik sert düzenlemelere gitmektedir. 2024’te yürürlüğe girecek olan AB Yapay Zeka Tüzüğü, yapay zekayı pazar ürünü olarak ele alırken, kısıtlayıcı ancak güvenliği ön planda tutan bir yaklaşım benimsemektedir. Buna karşın, ABD’de yapay zeka uygulamalarının yayılmasına daha fazla alan tanıyan, girişimlere yönelik bir politika izlenmektedir. Çin ise bu alandaki en büyük rakiplerinden biri olarak, daha kısıtlayıcı adımlar atmaktadır.

Türkiye’de Yapay Zeka Regülasyonu:
Türkiye, uluslararası regülasyonlarla paralel bir şekilde, yapay zeka regülasyonunu geliştirmeye yönelik adımlar atmaktadır. 2021 yılında yayımlanan Ulusal Yapay Zeka Stratejisi (UYZS) ve 2024’te yayımlanacak UYZS Eylem Planı, Türkiye’nin yapay zeka alanındaki politika çerçevesini belirleyen önemli belgeler arasında yer alıyor. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği Antlaşması sayesinde AB regülasyonlarına uyum sağlamaya çalışırken, aynı zamanda yapay zeka kullanımı konusunda yerel düzenlemelerini de hızlandırmaktadır.

Kastamonu'da Kar Altındaki Mendereslerin Kış Güzelliği
Kastamonu'da Kar Altındaki Mendereslerin Kış Güzelliği
İçeriği Görüntüle

Ulusal Hukuki Çerçeve:
Türkiye’de henüz yapay zeka üzerine doğrudan bir hukuki düzenleme bulunmasa da, genel nitelikli hukuk düzenlemeleri yapay zekanın kullanımını kapsayabilir. Örneğin, kişisel verilerin korunmasına dair düzenlemeler, yapay zekanın veri kullanımı konusunu ele alırken, borçlar kanunu ise yapay zeka ile yapılan sözleşmeler için geçerli olabilir. Türkiye’nin yürüttüğü araştırmalar ve yasama süreçleri, gelecekteki yapay zeka yasalarının temellerini atmaktadır.